İstanbullular bu havanın değerini bilin..

Tarih:Kasım 30, 2009 | Kategori: Tibetin Kaleminden

Şu sıralar havanın sıcak olması çok iyi.. Doğalgaz'dan güzel bir şekilde tasarruf yapıyoruz.. Birilerinin ne kadar zoruna gitsede havaların iyi olması bizim hoşumuza gidiyor..

 

Bazen kullanmıyoruz diye bize cezada kesebilirmi diye çok düşünüyorum.. İşleri hiç belli olmuyor..

 

Zamcı ağabeyler her zaman aklımızda... Her zam yaptıklarında onlara karşı ağzımızdan çok güzel sevgi sözcüleri çıkıyor.. Aslında bize göre güzel... Onlara güzel gelirmiydi bilmem. (Geleceğinide hiç sanmıyorum..)

 

Keşke herşeye yaptıkları zam oranı miktarını bizim maaşlarımızada yapsalar..  Belki yediğimiz bir simitin yanına bir gıdım peynir alabiliriz..

 

Bir dostum bana derdi ki; Ahhh tibet ahh.. Yine hayellere daldın... Olmayacak dua'ya amin diyorsun... Para veya beleş birşey istiyorsan zaten işi biliyorsun.. Ama sende gurur ve şeref var. Sen aç kalmayı tercih edersin.. Beleşçi ve dilenci değilsin derdi..

 

Tibet; Doğru söz karşısında susarım..

 

 

Saygılarımla

Tibet

 

 

Mesai başlıyor artık...

Tarih:Kasım 30, 2009 | Kategori: Tibetin Kaleminden

Yazma hevesi yine geldi içimden.. Her iki blog sayafamada yazmaya devam edeceğim. Eski dostlar ziyaretlerini eksik etmiyorlar..

 

Hadi güzel kalemim mesai başlıyor artık...

 

Tibet

Biraz kahve molası

Tarih:Kasım 29, 2009 | Kategori: Tibetin Kaleminden

Hayat çalışmakla geçiyor.. Şöyle geride bıraktığım senelere bakıyorum da, ben hep çalışmaktan etrafımdakileri görmemişim.. Şu bayram tatilimde bile diğer sitelerimle ilgilenerek zamanı geçirdim..

 

Evimin ek gelir kaynağı diğer ticari sitelerimdir.. ALLAH'a şükür oradan gelenlerlede evime bir katkı sağlıyorum..

 

Biraz kendime vakit ayırayım derken bu seferde bloğuma bir kaç yazı yazarak düşüncelerimi size aktarıyorum.. Bu siteden bir gelir kaynağım yok.. Burası benim mola yerim.. Bu arada hepinizin kurban bayramı mubarek olsun..

 

Saygılarımla

Tibet

Mutluluğum Çocukluğum da Kalmış

Tarih:Kasım 27, 2009 | Kategori: Tibetin Kaleminden

Ben küçükken çok mutluydum.. Kimseye ihtiyaç duymazdım.. Simit satarak paramı kazanır, kazancımlada farklı şeyler alıp onları satardım. Kâr yaptıkça mutlu olurdum.. Kazançarımıda hiç harcamazdım.. İleride başıma birşey geldiğinde elimde beni ayakta tutacak bir gelirimin olması gerekirdi.. Ufak halimle çok yorulurdum ama büyük bir azimle çalışımaya devam ederdim.

Çoçukluğumu yaşadım dersem yalan olacak.. Ben her çocuk gibi çocukluğumu yaşamadım ama aslada kendimi ezdirmedim.. Gebe kalmadım “ona” “buna” “şuna”.. Korkmadan kimseden.. Çok zorluklarla mücadele ettim ama yinede mutluydum..

Yaşım ilerledikçe hayatı daha da iyi tanımaya başladım.. İnsanlara güvenmemek konusunda çocukluklarımdan bu yana hâlâ ısrarcıyım.. Eğer bir insana güvenirseniz o kişi sizi mutlaka sırtınızdan bir yerde vuracaktır. Hayatım boyunca hem kendim hem ailem güvenerek YARDIM ettiğimiz kişilerden “KALLEŞÇE ve ŞEREFSİZÇE” karşılık görmüşüzdür.. Ve bu kalleşler yaşamımız boyunca her zaman karşımıza çıkacaktır..

İnanırmsınız, en güvendiğim insan bir başkasına sırrını anlatırken, düşmanlarından bahsediyor. O düşmanlar da benim ailem.. O sırrını verdiği kişide konuyu bana aradan bir zaman geçince anlatıyor..  

 

Merak ediyorum da,  o “KALLEŞ SOYU” Şöyle geçmişine bir baksa da o düşman saydığı kişiler onlar için neler yapmış.. Aileme çok kızıyorum. Bu dünyada iyiliği sadece hayvana yapacaksın. Kurban mı kestin o kurban etini hayvanlara vereceksin…

Ben boşuna demiyorum kimseye güvenmeyin diye.. Eşiniz bile olsa güven derecesi çok az olsun.. Yoksa, ağır bir hüsrana uğrarsınız..

Keşke hiç büyümeseydim. O simit satan, mendil satan çocuk olsaydım. Hiç olmazsa bir derdim olmazdı.. Mutluluğum ellerimin arasından yok olup gitmiş.. Bazen aklımdan hayatıma nokta koymayı düşünüyorum ama yapamıyorum.. Beş para etmez, cahil, görgüsüz, kafasız, bilgisiz, hödük kişiler için bu cana kıyamam..  Hayat bu kimi ne yapacağı hiç belli olmaz.. Ama kimsede şunu unutmasın, bana bugün bunu durumu yaşatanlar ve yaşatan birgün kapımı çalıpta yardım istediğinde, bir tekmede benden yiyeceklerini akıllarında bulundursunlar… Benim kapım sözünün eri, kimseye minnet etmeyen, borcuna sadık olana, ve kendi çıkarları uğruna hırsızları destekleyenlere her zaman kapalı olacaktır..

Yorumlarınızda sakın bana geçmişteki sözlerden olan ”Bana bir taş atana ben kucak açarım”  örneği vermeyin.. Ben bana karşı kalleşlik yapana hayatı zehir ederim… Heleki bana taş atarsa o taşı ona günün yemeği olarak yediririm..

Oh ne ala adam bize taş atacak biz ona kucak açacağız.. Bu sadece saçmalık olur…  Madem siz o sözü söylüyorsanız alın işte size bir sözde benden olsun..  Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. Sanırım bu söz size birşeyleri hatırlatmış olacaktır..

 

Saygılarımla

Tibet

Toplam 45 sayfa, 1. sayfadasınız.