HAYATIMIN IŞIKSIZ BÖLÜMLERİ..!

Tarih:Mayıs 6, 2007 | Kategori: Tibetin Kaleminden

 

Bir çocuğun yetişmesinde en büyük etken ailedir.. Siz çocuğunuza güzel şeyleri öğretirseniz, çocuğunuzun yoluda güzellikler olur. Çocuğunuzun yanında saygısızlık yaptığınız zaman o çocuğunuz büyüdüğünde size saygısız olacaktır. Hiçbir zaman çocuğunuzu suçlamayın. Çocuğunuzun doğru yolda gitmesi size bağlıdır. Her şey çocukken öğretilmelidir. Bazen ufacık çocuklarını yol ortasında döven anne ve babalar görüyorum, böyle şeyler beni çok üzer. Elimden gelse o çocuğu dövdürmemek için herşey yaparım ama ne yapacaksın annesi yada babası.. Sanane be kardeşim dese, susup kalırım..

Dayak çözüm değildir, sen iyi yetiştirmediysen o çocuğun yaptıkları hataların suçlusu siz anne ve babalarsınız. Ben çocukluk yıllarımda abla desteğiyle büyüyen biriyim. Benden büyük olan ağabeyim daha avantajlıydı.. Onun her istediği alınırdı ama benim istediğim alınmazdı..

Ağabeyime yeni bir elbise alındığın da, eski elbiseleri bana kalırdı ve ben onları giyerdim. Bu böyle bir süre devam ettikten sonra, ailem bana yeni elbise aldıkların da, ben yeni elbiseleri giymezdim ve ziyan olmasın diye ağabeyimin eskilerini giyerdim.

Aslında yeni elbiseler giymek benimde hakkımdı ama ailemin evlat kayırmasından dolayı böyle gelişince, yenililere karşı bir anti sempatim oldu. Burada anne ve babamın bana hiç bir faydası olduğunu sanmıyorum. Bir şey istediğimde anne ve babama bana bunu alırmısınız diyemezdim. Ama iş ağabeyim olunca ona her şey alınırdı.. Bende almak istediğim şeyleri "Parklarda su ve limota satarak kazandığım" paralarımla alırdım.

Aile desteğine hiç ihtiyacım olmadı.. İlk okula giderken kendimi öğlenci yazdırmıştım. Çünkü, sabahları erken kalkıp simit satarak okul harçlığımı ve ihtiyaçlarımı karşılıyordum. Hafta sonlarıda simit, su limota satarak kazancımı arttırıyordum. Ağabeyim ise hafta sonları arkadaşlarıyla gezip eğleniyordu.. Parası bitince aileden her zaman destek alıyordu..

Birgün ağabeyim beni simit satarken gördü ve gelip bana sen beni rezilmi edeceksin ne simit satıyorsun dedi.. Hatta beni anneme ve babama şikâyet edip "Bu çocuk simit satarak beni rezil ediyor" diye laflar söylemiş.. Ben ona sadece şu lafı söyledim: Sen benden utanacağına önce kendinden utan dedim ve yanından çekip gittim. Sonra anladım ki, hayat yolculuğumun güvertesinin kaptanlığı bana ait.. Umutsuzluğa kapılmadan başarılı olacağıma inanarak hayat denizine tek başıma açıldım.. ilk okulu bitirdikten sonra okula devam edemeyeceğimi anlayarak ileride ve geleceğimle ilgili çalışmalara karar verdim. Bir çok işi denedim ve deneyimler edindim. Sonra müziğe merak sardım. Eğitim almadan gitar ve piyano çalmaya başladım. Sonra dahada başarılı olmak için basın ve yayınlığa heveslendim ve türkiyenin popüler radyolarında program yapımcılığı yaptım. Kitapları sesli okuyarak diksiyonumu geliştirdim ve mikrofonların başına geçtiğimde bir çok dinleyicinin sevgisini kazandım. Sıradan bir radyocu gibi şarkı isteği sunmadım.

Zaten şarkı adını söyleyip ondan şuna armağan etmek radyoculuk değildir. Radyo programcılığında özel bir yeri vardır.

Dışarıdan okulumu çok bitirmeyi istesemde olmadı ama başarı üstüne başarılar kazandım. Askerlik dönemim geldi ve askere giderken kimsenin verdiği harçlıkları kabul etmedim.. Zaten çalışarak kazanmıştım. Çalışmasamda ailemden kesinlikle para almayacaktım. Çünkü, radyoculuk dönemlerimde programlardan sonra firmaların radyomuza reklam vermesini için görüşmeler yapıyordum. Aslında bunu yapmak zorunda değildim. Zaten maaşımı alıyordum ama boş gezeceğime, reklam alarak kâr payının %50 sini alıyordum. İşte böylelikle yaptığım birikimlerle askerlik dönemimde kimseye ihtiyaç duymadım. Askerlik yaptığım birliklerimde çok sevildim.

Hatta rahatsızlığım olmasına rağmen raporluyken bile sporlara çıkardım. Orada arkadaşlarım spor yaparken benim yatmam yanlış olduğunu düşünürdüm ve hasta olmamın spor yapmama bir zararı olmayacağınıda biliyordum. Sivil hayatımda askerliğin zor olduğunu söylerdi ama hiçte öyle değildi. Askerliğin çok güzel olduğunu gördüm ve askerliğin zor olduğunu söyleyen ve askere gitmemek için elinden geleni yapanların, hain ve yarım adam olduğunu anladım. Herkes bunu bilsin "ASKERLİK EN KUTSAL BİR GÖREVDİR" Askerliğim bitmesi yaklaşırken, iş başvurusu için eski çalıştığım radyoları ve reklam anlaşması yaptığım müşterilerimi aradım ve işimi hemen buldum.

Askerliğim bittiğinde 1 hafta dinlendikten sonra yeni işime başladım ve oradaki arkadaş ortamlarındaki lakayıt haraketler hoşuma gitmedi ve ayrılıp farklı bir iş buldum. Bu iş dönemlerinde ailemden yine ne bir destek gördüm nede bir destek aldım ama ağbeyime her zamanki gibi destekleri devam etti.. O ne isterse, aynı tas aynı hamam hiç biz düşünülmeden alınıyordu..

Aslında ailemin yaptıkları ağabeyim için çok kötü bir şeydi onu hazırcılığa alıştırıyorlardı ve bu yaptıkları onun geleceğini karartıyordu..

Sonuçta ağabeyim paranın kolay kolay kazanılmadığını unutmuştu.. Burada tek suçlu ailemdi.. Onların böyle yapmaları bir süre sonra onlara büyük bir maddi zarar verdi.. Fazla yüz vermeleri büyük bir maddi kayıpla karşı karşıya bıraktı..Neyse bunlar çiçek gibi evlatlarının verdiği zararı kapatırken 2. bir maddi zararla karşı karşıya kaldılar ve onuda kapatırken 3 ve 4.zararlar geldi ama çiçekleri üzülmesin diye onlarıda kapadılar.. Şimdi burada evlat hakkı varmı yokmu bilemiyorum. Ama evlat hakkı varsa, ben bunu ALLAH huzurunda almaya bıraktım.

Çocukluk yaşamımda aile desteği görmemin bana zararı olduğu noktalar oldu ama yararı olanlarda oldu. Tek başıma hayatla mücadele etmesini öğrendim. Daha kötü bir çocukta olabilirdm ama inanma gücü bana her şeyi kazandırdı.. Sizlere hayatımdan bir kısa özet verdim. Çocukların en çok aile desteğine ihtiyacı vardır.. Siz bu desteği göstermezseniz, çocuklarınızı uçuruma atmış olursunuz.. Çocuklarınız arasında ayrım yaparsanız, zamanı gelince bunun bedelini ağır ödersiniz... Ben evlat ayrımına kurban gittiğim için, kendi kendimi yönetmesini öğrendim. Gelişme çağımda bana manevi desteği olan tek kişi küçük olan ablamdır. Ve o ablamda benim gibi çok çekti. Çünkü oda diğer büyük olan ablama yapılan ayrımlarda, aynı sorunları sorunları..

ALLAH o kadar adaletli ki; annemle babam Hâlâ ağabeyim ve büyük olan ablamdan bir fayda görmediği gibi zarar görmeye devam ediyor. Faydalı olanlar yine küçük ablam ve benim.. Bir çok şeyi öğrendim ama sevgiyi tam anlamıyla öğrenemedim. İnsanları kırmıyorum veya üzmüyorum ama sevemiyorum. Başarı için, çalışkanlık için, bilgelik için savaşırken, sevgi için mücadele etmesini unutmuşum.. Her şeyi öğrendim ama sevgiyi öğrenemedin. Bunun sorumlusu da ailemdir. Bana sevgi göstermediler ki, insanları sevmesini bileyim..! Yaşım olmuş 32 bana şimdi sevgi gösterisinde bulunuyorlar. Bence çok geç kaldılar.. Ne kadarda sevgi gösterseler de, gönlüme zerre kadar su serpilmiyor.. Hatalarını anlasalarda benden af beklemesinler.. Neden mi? Sevgiyi öğretemediğiniz bir evladınız, sizi nasıl affetsin..? Neyse sevgili blogcu okurlarım. Konu nerden nereye gitmiş. Çocuklarla ilgili yazı yazarken birden konu içine yaşamımdan bir ömür girmiş.. Belki sevgi konusunda bana kızacaksınız ama dediğim gibi, ben bu dünyanın sevgisine inanmıyorum. Eğer hakkım yenilmişse bunun hesabını "ALLAH" huzurunda isteyeceğim. İster annem, ister babam olsun hiç farketmiyor. Onların anne baba hakları olabilir ama bende ALLAH'ın bir kuluy'sam benimde haklarım vardır..

Sevgiyle Kalın

 

Not: Sabah sabah hızlı bir şekilde yazdığım bu yazıda, kelime hatalarım olmuşsa affedin..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

  1. Yazan: tibette7yil | Tarih:2009-11-01 01:28:16
    Konu: Tibetten

    Bende o devranı bekliyorum

    bu arada daha güncel yazılarımı www.yuzsuzyurek.net adresinden de takip edebilirsiniz..

    Baglanti >

  2. Yazan: isimsiz | Tarih:2009-10-31 21:05:48
    Konu: ::))

    İnsan bir süre sonra bu duruma alışıyor, dahada kötüsü birşey hissetmiyor. Benim ailemde evlat ayrımı yapıyor. Diğer çocukları doktor diye :) Gülüp geçiyorum. Gün gelir devran döner elbet. Bu yaptıklarını hatırlatacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum.

    Baglanti >

  3. Yazan: isimsiz | Tarih:2009-03-28 01:06:39
    Konu: tibet

    İçim o kadar kararmışken sizin yazınızı gördüm.Bende 34 yaşındayım senelerden beri yemediğim beddua işlemediğim suç kalmadı ailemin gözünde.İşyerinde 1 saat fazla çalıştığım için bile küfür yedim.Çalışmak bile suçtu benim için.Söylemediğim sözlerle suçlandım yapmadığım işlerle suçlandım buna hırsızlıkda dahil.Evden işyerinden kovuldum kötü bir kızın peşinden gitti dediler.Kardeşim bütün işi ben yapıyorum hepsi yatıyor dedi söyleyen değilde kesin sen söylemişsindir diye suçlandım ve derdimide anlatamadım.Her yerde dedikodumu yaptılar.8 senedir gece gündüz çalıştım 20 senedir alamadıkları evlerini dükkanlarını almalarına yardım ettim.Askerden geldim birisi sordu evlenmiyormusun diye babam çıktı adama, kimse babasına güvenmesin maçası yiyen evlensin dedi ama şimdi üniversiteyi bitiren kardeşimi evlendirecekler yazın, ben 34 yaşındayım ve benden utanmadan yapıyorlar her şeyi.Ne yapayım işi bırakayım desem yaşım 34 korkuyorum ,intihar etmek bile geliyor içimden ama allah korkusu var yapamıyorum.Allah durumu benim gibi olanların yardımcısı olsun.Yiyecek aşım olmasaydıda anne gibi annem baba gibi babam olsaydı ben onlara çalışır bakardım.

    Baglanti >

  4. Yazan: tibette7yil | Tarih:2007-07-02 20:05:41
    Konu: tibetten

    Tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim.. Verdiğiniz siteleri ziyaret edeceğim

    tibet

    www.blogcu.com/tibet bu adrestende diğer blog sayfama ulaşabilirsiniz

    Baglanti >

  5. Yazan: kadriye | Tarih:2007-07-02 14:26:14
    Konu: siz Tibet

    yaşamınızı paylaşma yürekliliğiniz için sonsuz teşekkür ederim.
    Ailenizden size açılamayan sevgi penceresi sizi kalp gözünüzün açılmasına mani olmamış, çok şükür.
    Hararı olur mu bilemem ama dünyada pek çok insan sizin gibi, evlat ayırımı, koşullu sevgi, yetersiz sevgi ve sahiplenme davranışları ile büyüyor,
    hepimiz biraz yaralıyız ve hiç birimiz masum değiliz.
    Bekleyebileceğimiz an karşılıksız, yoğun ve sonsuz sevgi Allahın (yaradanımızın sevgisi). Hepimiz insanız ve eksik, kıskanç, samimiyetsiz davranabiliyoruz.
    www.kemalsayar.com u okumanızı öneririm naçizane. OKudujktan sonra bana içimin yıkandığı hissi veren çok sayıda yazı var o sayfada. Eğer okumadınızsa aşkın az rastlanır bir türüni tanımak için "Turgut Özakman ın "korkma insancık korkma " kitabı kalbinizi daha da parlatacaktır.

    ışığınız hep aydınlatsız, Allaha a emanet olun.

    Baglanti >

  6. Yazan: isimsiz | Tarih:2007-06-07 15:05:05
    Konu: aşk

    öyle sevgiler vardırki unutma anne ve baba sevgisini geçer unutma hazır oldugun zaman onları ararsan bulursun .sevgiyle kal

    Baglanti >

  7. Yazan: suge | Tarih:2007-05-15 19:55:37
    Konu: Durumunu Çok ii anlatmışsın

    Çok güzel yazmışsın ya... Dünyada sevgi diye birşey vardır bence olmasaydı şuan sana bu yorumu yazmazdım yaşadıklarını kendimi yerine koyarak ne kadar anlayabilrsem o kadar anlıyorum. Gerçekten üzücüğ durum ama sen çok güçlüymüşsün bunlar aşabilmişsin hayt boyu bu gücünü tüketme İnş. hayat boyu mutluluk seniinle olur bence hakediosun......

    Baglanti >

  8. Yazan: giz | Tarih:2007-05-08 19:27:01
    Konu: ...

    inanın bir nefeste okudum ve çok hüzünlendim.ayrıca sizinle gurur duydum bravo size , keşke herkes sizin kadar güçlü olabilse.bir çok aile aynı hataya düşüyor ve kendi canı kanı olan evledının hayatını karartabiliyor.herkes sizi örnek almalı.mutlu ve daima güçlü kalın.

    Baglanti >

  9. Yazan: kiremit | Tarih:2007-05-07 18:08:34
    Konu: merhaba

    bence ailenizi suçlamayın.
    gerçi siz hakkınızı helal etseniz bile onlar yaptıkları yanlışın kendilerine neler kaybettirdiğini görecekler.
    ben de aynı durumdayım. ama şikayetim yok.
    insan bir şekilde kendisine öğretmeli.
    öğrenmenin yaşı yok.
    kişi önce kendisini sevmeli.
    belki başlangıç olarak, yaratıcısının kendisine verdiği büyük değeri bilmenin büyük faydası olacaktır.
    işte öncelikle bunu araştırmalı.
    Allah bizi büyük sevgisinden yaratmış iken, biz bu sevgiden gafiliz. her şeyin başı budur.

    Baglanti >

  10. Yazan: talia | Tarih:2007-05-06 21:43:41
    Konu: talia'dan msj

    "Sevgi için mücadele etmesini unutmuşum.. Her şeyi öğrendim ama sevgiyi öğrenemedim"Demişsin aşkım.Bu doğru.Bundan en çok zararı gören biri olarak söylemek istedim.Sevgiyi öğrenememende ve sevgi için mücadele edilmesi gerektiği bilmemen de tek suçlu sen değilsin.Ama çocukluk yıllarından beri hayatta bir çok şeyle tek başına mücadele eden ve bir çok şeyi tek başına öğrenen biri bence sevgiyi ve sevgi için mücadeleyi de öğrenir.Bir şey daha söylemeliyim ki Ben "Seninle gurur duyuyorum,Seni Seviyorum.En az senin beni sevdiğin kadar"
    talia

    Baglanti >

  11. Yazan: bnc | Tarih:2007-05-06 12:03:15
    Konu: yazı üzerine

    Herşeyden önce paylaşıma sunulduğu için teşekkürler...
    Söylenecek o kadar çok şey var ki...
    Bu aileden gelecek sevgi konusunda benzeri olayları yaşamayan kaç kişi var acaba?Şükür ki çoğumuz bu yoksunlukla mücadeleyi de öğrendik.Ya yoksunluğunda buhrana düşenler,sapkınlaşanlar...
    Babam vaktiyle sevgi yok menfaat vardır demişti...Yani koskoca senlerini bize sevdiği için değil de menfaati için mi harcamıştı anlayamadım...
    Yaşam maddiyatla da bütünleştirillince kimilerinin bakışlarını değiştirmek oldukça zor oluyor...sevgiyle kalın Talia&Tibet

    Baglanti >